Images

Okumalar Okuması

                               
 Bir sayfa üzerindeki kelimeler dünyayı bir arada tutar. Alberto Manguel'in bu sözünü çok severim.  Yıllardır katıldığım okuma gruplarında okur tiplerini gözlemledim çoğu zaman. Aynı kitabın içinde yol almış birbirinden çok farklı meslek ve yaşlardaki zihinlerin bir araya geldiğinde ortak oluşturdukları paylaşımlarda çıkanlara çok yakın.
  Grupta bir araya gelen kişilerin aynı kitaptan farklı yorumlar çıkarmaları, anlamların kişiden kişiye ne kadar değiştiği ve özelleştiğinide  gözlemledim.  Anlaşılamayan, beğenilmeyen, okunamayan kitaplar tamamen okuma alışkanlıkları ve kendine özgü okur bulamamalarından kaynaklanır. Her kitabın bir okuru vardır. Okurluğun zevki kişiye aittir.
  Manguel'in bu kitabı sekiz bölümden oluşuyor. Otuzdokuz denemesinde karşılaştırmalı okuma yapmayan okura ve, metinlerarasılık sorunlarına kendince cevapları var.  Aynanın içindenle diğer metinlere yansıyan yansımaların zevkli bir bileşimi.


  Manguel'in Okumalar Okuması adlı kitabında yer alan bir bölümden ideal okur üzerine yazılmış sözcükler aşağıda.

 “Üç tür okur vardır: Bir, yargılamaksızın keyfini çıkaran bir üçüncüsü, keyfini çıkarmadan yargılayan; ortadaki bir başkası, keyif alırken yargılayan ve yargılarken keyif alan. Sonuncu sınıf, hakikaten bir sanat eserini yeniden üretir; üyeleri fazla değildir.” Goethe, Johann Friedrich Rochlitz’e yazdığı bir mektuptan.
Werther’i okuduktan sonra intihar eden okurlar, ideal değil sadece duygusal okurlardı.
İdeal okurlar ender olarak duygusal olur.              

İdeal okur, kelimeler sayfanın üstünde bir araya gelmeden hemen önceki yazardır.
İdeal okur yaratma ânından önceki anda varolur.
ideal okurlar bir hikâyeyi yeniden kurmaz; yeniden yaratır.
İdeal okurlar bir hikâyeyi izlemez: Ona katılır.              
İdeal okur nasıl dinleneceğini öğrenmelidir.
İdeal okur çevirmendir, metni teşrih edebilir, derisini soyabilir, iliğine kadar dilimler, her arter ve damarı izler ve sonra da tamamen yeni, duyarlı bir varlığı ayakları üstüne kaldırır. İdeal okur tahnitçi değildir.
İdeal okur için bütün araçlar aşinadır.
İdeal okur için bütün şakalar yenidir.
“İnsan iyi okumak için mucit olmalı.” Ralph Waldo Emerson.
İdeal okurun unutma konusunda sınırsız bir kapasitesi vardır ve hafızasından Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın tek ve aynı kişi olduğunu, Julien Sorel’in kafasının kesileceğini, Roger Ackroyd’un katilinin adının Falanca olduğunu silebilir.
İdeal okur, Bret Easton Ellis’in yazdıklarıyla ilgilenmez.
İdeal okur, yazarın sadece sezdiğini bilir.
İdeal okur metni altüst eder. İdeal okur yazarın söylediğini olduğu gibi kabul etmez.
İdeal okur, biriktiren bir okurdur: Bir kitabın her okunuşu anlatının anısına yeni bir katman ekler.
Her ideal okur çağrışımsal bir okurdur ve sanki bütün kitaplar yaşı olmayan, velut bir yazarın kitabıymış gibi okur onları.
İdeal okurlar bilgilerini kelimelere dökemez.
Bir kitabı kapattığında ideal okurlar, onu okumasalar dün yanın daha yoksul olacağı duygusuna kapılır.
İdeal okurun hain bir mizah duygusu vardır.
İdeal okur kitaplarını asla saymaz.
İdeal okurlar hem cömerttir, hem açgözlü.
İdeal okur bütün edebiyatı anonimmiş gibi okur.
İdeal okur sözlük kullanmayı sever.
İdeal okur bir kitabı, kapağına bakarak yargılar.
Yüzyıllar öncesinin bir kitabını okuyan ideal okur, kendini ölümsüz hisseder.
Paolo ve Francesca ideal okur değillerdi, çünkü Dante’ye iIk öpücüklerinden sonra bir daha okumadıklarını itiraf ettiler. İde al okurlar öpüşür ve okumaya devam ederdi, bir sevgi diğerini dışlamaz.
İdeal okurlar, kitabın sonuna varana kadar ideal okur ol duklarını bilmez.
İdeal okur Don Quijote’nin ahlak anlayışını, Madame Bovary’nin hasretini, Wife of Bath’in şehvetini, Ulysses’in maceracı ruhunu, Holden Caulfield’in ataklığını, hiç değilse hikâye boyunca paylaşır.
İdeal okur herkesin geçtiği yoldan gider. “İyi bir okur, önemli bir okur, aktif ve yaratıcı bir okur, yeniden okuyan bir okurdur.” Vladimir Nabokov.
İdeal okur çoktanrılıdır.
İdeal okur bir kitap için yeniden canlanma vaadini taşır.
Robinson Crusoe ideal okur değildir. Kitab-ı Mukaddes’i cevaplar bulmak için okur. İdeal okur, soru bulmak için okur.
İyi ya da kötü, her kitabın ideal okuru vardır.
İdeal okur için, her kitap, okurken bir dereceye kadar otobiyografi duygusu uyandırır.
İdeal okurun belirgin bir milliyeti yoktur.
Bazen bir yazarın ideal okuru bulmak için yüzyıllar boyunun beklemesi gerekir. Blake’in Northrop Frye’ı bulması 150 yıl almıştı.
Stendhal’in ideal okuru: “Ben en fazla yüz okur için yazarım, hoşnut kılmak istediğim mutsuz, cana yakın, çekici varlıklar, asla ahlakçı ya da riyakâr değildirler; en fazla bir iki tane tanıyorum.”
İdeal okur mutsuzluğu tatmıştır.
İdeal okurlar yaşla değişir. Pablo Neruda’nın Yirmi Aşk Şiiri’nin on dört yaşındaki ideal okuru, otuz yaşında artık onun ideal okuru değildir. Tecrübe, kimi okumaları lekeler.
Sivil itaatsizliği savunduğunu düşündüğü için Don Quijote’yi yasaklayan Pinochet, o kitabın ideal okuruydu.
İdeal okur kitabın coğrafyasını asla tüketmez.
İdeal okur sadece inanmazlığı askıya almaya değil, yeni bir İnancı kucaklamaya da istekli olmalıdır.
İdeal okur asla “Keşke…” demez.
Sayfanın kenarına yazmak, ideal okurun bir işaretidir.
İdeal okur kendi dinine döndürür.
İdeal okur masumca kaprislidir.
İdeal okur kitabın karakterlerinden birine âşık olma yetisine sahiptir.
İdeal okur tarih hatasıyla, belgesel hakikatle, tarihi doğrulukla, topoğrafik kesinlikle ilgilenmez. İdeal okur arkeolog delildir.
İdeal okur her kitabın kendisi için yarattığı kural ve düzenlemelerin acımasız bir uygulayıcısıdır.

İdeal okur hem kitabın sonuna varmak, hem de kitabın asla bitmeyeceğini bilmek ister.
İdeal okur asla sabırsızlanmaz.
İdeal okur yazınsal türlerle ilgilenmez.
İdeal okur, yazardan zekidir (ya da öyle görünür); ideal okur bunu yazarın aleyhine kullanmaz.
Gün gelir, her okur kendini ideal okur sayar.
İyi niyet, ideal bir okur oluşturmaya yetmez.
Marquis de Sade: “Sadece beni anlamaya yeterli olanlar için yazıyorum ve onlar da hiçbir tehlike olmaksızın beni okuyabilir.”
Marquis de Sade yanılıyor: İdeal okur daima tehlike altındadır.
İdeal okur, romanın ana karakteridir.
Paul Valéry: “Edebi bir ideal: Nihayet sayfayı ‘okur’ dışında bir şeyle doldurmamayı öğrenmek.’”
İdeal okur, bir yazarın bir akşamı şarap içerek birlikte geçirmeye karşı çıkmayacağı biridir.
İdeal bir okur, sanal okurla karıştırılmamalı.
Yazarlar asla kendi ideal okurları değildir.
Edebiyat ideal okurlara değil, sadece yeterince iyi okurlara bağlıdır.

Nurten Yurt


0 yorum :